Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biri olan İstiklâl Marşı’nın kabulünün 105. yılı kapsamında Uşak Üniversitesinde ‘‘Sözü Doğru, Özü Sağlam: Mehmet Akif Ersoy’’ konulu panel düzenlendi. Programda, milli şair Mehmet Akif Ersoy saygı ve rahmetle anıldı.
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından ve Tarih Topluluğu katkılarıyla yapılan program Uşak Üniversitesi Mustafa Kemal Paşa Amfisinde 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi.
Panele Rektör Prof. Dr. Ahmet Demir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Selçuk Samanlı ile Prof. Dr. Özkan Candan, Genel Sekreter Bülent Şahin, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Panel Başkanı Prof. Dr. Sadiye Tutsak, davetliler, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.
Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 12 Mart 1921’de kabul edilen İstiklâl Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık iradesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Demir, marşın yalnızca bir şiir olmadığını, aynı zamanda milletin varoluş mücadelesini yansıtan tarihsel bir belge niteliği taşıdığını ifade etti.
Programda ayrıca Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Mücadelesinin tüm kahramanları rahmet ve minnetle anıldı.
Mehmet Akif Ersoy’un Bağımsızlık Mücadelesindeki Rolü
Panel başkanlığını yapan Prof. Dr. Sadiye Tutsak, “İstiklale Giden Yolda Mehmet Akif Ersoy” başlıklı değerlendirmesinde, Mehmet Akif Ersoy’un Türk milletinin bağımsızlık ruhunu kendi kişiliğinde somutlaştıran vatanperver bir şair olduğunu belirtti. Prof. Dr. Tutsak, Milli Mücadelenin manevi yönünü güçlendirmek için Mustafa Kemal Paşa tarafından Mehmet Akif Ersoy'un Ankara'ya davet edildiğini söyleyerek, Mehmet Akif Ersoy’un Anadolu'ya geçtikten sonra halkın Milli Mücadeleye katılması için yaptığı faaliyetleri anlattı. Özellikle Kuva-yi Milliye döneminde Mehmet Akif’in manevi cepheyi güçlendiren önemli isimlerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tutsak, halkın milli mücadeleye katılmasında onun sözleri ve eserlerinin büyük katkı sağladığını ifade etti. Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ve eserleri incelendiğinde çok yönlü bir şair ve düşünce insanı olarak öne çıktığını belirten Tutsak, onun yalnızca İstiklâl Marşı’nın yazarı olarak değil, aynı zamanda dönemin toplumsal meseleleriyle yakından ilgilenen, güçlü kalemiyle halkın duygu ve düşüncelerini dile getiren bir aydın olduğunu belirtti.
“Akif Türkçeyi Bir Mabet Gibi Görüyordu”
Doç. Dr. Özgür Ay ise “Mehmet Akif Ersoy ve Türkçe” konulu sunumunda, Mehmet Akif’in Türkçeye yaklaşımını ele aldı. Doç. Dr. Ay, Mehmet Akif’in Türkçeyi yalnızca bir iletişim aracı olarak görmediğini belirterek, onu adeta bir mabet gibi değerlendirdiğini ifade etti. Mehmet Akif’in dilinde halkın acılarının ve umutlarının yalın ve doğal bir şekilde yer bulduğunu dile getiren Ay, onun sanatlı söyleyişten çok anlamı ve mesajı ön plana çıkaran güçlü bir anlatım geliştirdiğini söyledi.
Mehmet Akif Ersoy’un Almanya Görevi Anlatıldı
Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Talha Kalkan da “Almanya’da Bir Türk” başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, Mehmet Akif Ersoy’un I. Dünya Savaşı yıllarında Almanya’ya özel bir görevle gönderildiğini belirterek, burada Osmanlı ordusu adına bazı faaliyetlerde bulunduğunu anlattı. Mehmet Akif’in Almanya’daki görevinde özellikle savaş esirleriyle ilgilendiğini ve bu süreçte yaşadıklarını eserlerinde de aktardığını ifade etti. Kalkan ayrıca Mehmet Akif’in eserlerinde Osmanlı toplumu ile Avrupa toplumunu karşılaştırdığı bölümlere de değinerek, şairin gözlemlerini edebi bir dille okuyucularına aktardığını söyledi.
İstiklal Marşı’nın Tarihsel Önemi Vurgulandı
Programda yapılan konuşmalarda, Türk Kurtuluş Savaşı döneminde kaleme alınan İstiklâl Marşının yalnızca bir marş değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ruhunu yansıtan önemli bir eser olduğu vurgulandı.
Etkinlik, panelistlere teşekkür belgelerinin verilmesinin ardından sona erdi.
.jpg)
.jpg)