Üniversitemiz Kadın Sorunları Uygulama Ve Araştırma Merkezimiz Ankara’da İki Önemli Toplantıda Temsil Edildi


Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye Kavaf’ın başkanlığında kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları, üniversite kadın sorunları uygulama ve araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımları ile 21 Ekim 2009 tarihinde “Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi” toplantısına Üniversitemiz Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu üyeleri Öğr. Grv. Ayşe Özdemir ve Öğr. Grv. Ayşin Şişman katılmışlardır.

Kadına yönelik şiddet, kadınları en temel insan haklarından ve temel özgürlüklerinden mahrum eden, sağlıklarını olumsuz etkileyen, sosyal ve ekonomik yaşama etkin katılmasını engelleyen ciddi bir toplumsal sorundur. Türkiye’de gerek uluslar arası taahhütleri gerekse kadına yönelik şiddetin ülkedeki yaygınlığını dikkate alarak kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması amacıyla her alanda yasal ve idari tedbirler alarak topyekun bir mücadele başlatmıştır. Ancak ülkemizde kadına yönelik şiddet konusunda ulusal düzeyde veri eksikliği olması bu alanda politikaların stratejilerin ve programların geliştirilmesinin önünde büyük bir engel olmuştur. Bu ihtiyaç nedeniyle Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması” yapılmıştır. Yapılan toplantıda bu araştırmanın ara raporu değerlendirilmesi yapılmış ve katılımcılar kendi çalışmaları hakkında bilgiler vermişlerdir. Üniversitemizde de 2007 yılında tamamlanan “Üniversite Gençliğinde Üreme Sağlığı ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi” ile Eğitim Fakültesi’nde 1000 öğrenciye sertifikalı eğitim, 2000 öğrenciye de “farkındalık yaratma-duyarlılık geliştirme” konferansları verildiği, üniversitemizde ve Uşak’ta diğer kamu kuruluşları ile birlikte “Toplumda Şiddeti Önleme” konularında konferanslar tertiplendiği anlatıldı. Ayrıca merkez olarak “kadın ve aile konusunda bir veri tabanı oluşturma” çalışmasının başladığı bildirilmiştir. Kadının Statüsü Genel Müdürü Sayın Esengül Civelek tarafından merkezimizin faaliyetleri ve toplantıya katılımımız kapanış konuşmasında dile getirilmiştir.

TÜBİTAK, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ile işbirliği içinde gerçekleştirilmiş olan “Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması, 2008 (TNSA- 2008) projesinin ana raporu 22 Ekim 2009 tarihinde Ankara’da ulusal bir toplantı ile sunulmuştur. Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Recep Akdağ’ın açılış konuşmalarını yaptığı programa Üniversitemizi temsilen davetli olarak Sağlık Yüksekokulu Müdürü Öğr.Grv. Ayşe Özdemir katılmıştır.

2008 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması(TNSA-2008) , 1968 den bu yana her 5 yılda bir yapılan nüfus araştırmaları çerçevesinde gerçekleştirilmiştir ve sonu 3 ve 8 ile biten yıllarda yapılan araştırmaların 4. südür. TNSA 2008’in amacı doğurganlık düzeyleri ve doğurganlıktaki değişimler, bebek ve çocuk ölümleri, aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı ile beslenme konularında güncel ve güvenilir bilgi üretmektir. TNSA -2008 Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Sağlık Bakanlığı ve DPT işbirliği ile maddi destek ise TÜBİTAK tarafından sağlanarak gerçekleştirilmiş olup 10525 hane halkı ve 15-49 yaşları arasında 7405 evlenmiş kadın görüşmesini sağlayan ulusal düzeyde temsiliyete sahip bir araştırmadır.

Bu araştırmadaki çarpıcı sonuçlardan bazıları aşağıda verilmiştir:

-Geçmiş dönemdeki nüfus eğilimlerinin bir sonucu olarak Türkiye genç bir nüfus yapısına sahiptir. Nüfusun % 7si 65 yaş ve üzeri iken,%27 si 15 yaş ve altıdır.
-Nüfusun %51 ini kadın,%49 unu erkekler oluşturmaktadır.
-0rtalama hane halkı büyüklüğü 3,9 kişidir
-Kentsel alanda %49 kişi içme suyu kaynağı olarak şişe suyunu kullanmaktadır.
-Hanelerin %90 nından fazlasında TV, buzdolabı veya cep telefonu bulunmaktadır.
-Yaklaşık üç haneden birinde masaüstü bilgisayar, on haneden birinde de diz üstü bilgisayar bulunmaktadır.
-Ortanca eğitim süresi 5.1 yıl olup kadınlarda yaklaşık yarım yıl daha uzundur.
-Nüfusa kaydı yapılmamış çocuk oranı son 5 yılda %16 dan % 6 ya düşmüştür.
-Kadınların %15 i “erkekler kadınlardan daha akıllıdır “ifadesine katılmaktadır.
-Yaklaşık on kadından yedisi “kadınlar eşlerinden izin almadan dışarıya çıkabilir “ifadesine karşı çıkmaktadır.
-Kadınların parayı gereksiz yere harcamaları ve çocukların bakımlarını ihmal etmesi fiziksel şiddete maruz kalmada en çok kabul edilen nedenlerdendir.
-Doğurganlık düzeyi geçen on yıllar boyunca azalmıştır ve 20-29 yaş aralığında yığılma göstermektedir.
-Kadınlar geçmiş yıllara oranla daha geç evlenme eğilimindedirler, ortanca ilk evlilik yaşı 20,8 dir
-Gebeliği önleyici yöntem kullanımı son 10 yılda %64 ten %73 e yükselmiştir.
-Evlenmiş kadınların %22 sinin isteyerek düşük yaptığı tespit edilmiştir.
-İdeal çocuk sayısı 2.5 olup son dört araştırmayla aynı sayıda kalmıştır.
-Her 1000 bebekten 17 si 1 yaşından önce ölmektedir.
-Araştırma tarihlerinde 15-26 aylık çocukların %81 inin tüm aşıları yapılmıştır.
-Türkiye de her 10 doğumdan 9 u doktor veya ebe/hemşire yardımıyla yapılmaktadır.
-Çocukların beslenme bozukluğu yaşamlarının ilk yıllarında başlamakta ve 5 yaşına gelindiğinde %10 u yaşına göre kısa boylu (bodur)olmaktadır.

 

İlan Tarihi: 23.10.2009
  Yazdır  |  x Kapat