Dünya Aile Zirvesi +5 (World Family Summit +5), 4-7 Aralık 2009 tarihleri arasında İstanbul’da Cevahir Otel’de gerçekleştiriliyor. 2004 yılından bu yana her yıl farklı ülkelerde gerçekleştirilen zirvenin 5. yıldönümü dolayısıyla, hem daha önceki programlara katılan bakanların hem de küresel düzeyde aile, kadın ve sosyal işlerden sorumlu ülke bakanları Dünya Aile Zirvesi +5’te buluştu. Zirveye; İspanya’dan Kolombiya’ya, Belçika’dan Angola’ya kadar pek çok dünya ülkesinden bakan ve hükümet temsilcileri ile parlamenterlerin yanı sıra; sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, medya, iş dünyası ve aileleri temsil eden delegeler katıldı.
Zirvenin açılışında, Dünya Aile Örgütü İletişim ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Saida AGREBİ, Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Başkanı Ayşen GÜRCAN, BM Sivil Toplum Kuruluşları Branşı Şefi Andrei ABRAMOV, BM Ekonomik ve Sosyal Konsey (ECOSOC) Koruma ve Koordinasyon Ofisi Başkanı Nikhil SETH, Dünya Aile Örgütü Başkanı Deisi Noeli Weber KUSZTRA ve Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf birer konuşma yaptı. Zirvenin 2. günü ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, katılımcılarla birlikte akşam yemeğine katıldı.
Üniversitemiz Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezimiz adına yönetim kurulu üyeleri Öğr. Gör. Ayşe Özdemir ve Öğr. Gör. Ayşin Şişman katılımcı olarak bu önemli zirvede üniversitemizi temsil etmişlerdir.
‘Güncel küresel ve ulusal eğilimler ile engellerin, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi üzerindeki etkisinin aile kurumu için önemi’ temasından yola çıkılarak, zirvenin başlığı, “Dengedeki Aileler: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi” olarak belirlendi. Zirvede, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini azaltmanın ve kadını güçlendirmenin, yoksulluğu önleyip, ailelerin refahını artıracağı gerçeğinden hareketle; “toplumsal cinsiyet eşitliği odağında kadının insan haklarına ilişkin sorunlar, çözüm yolları, politika ve uygulamalar ortaya konulup tartışıldı; bilgi ve deneyimler paylaşıldı.
Üç gün süren oturumların ilk gününde Afrika, Asya-Pasifik, Avrupa, Kuzey Amerika ve Güney-Amerika’yı temsilen seçilen bakanların bölgelerine ilişkin konuşacakları, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın yönetiminde bir Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, geçmiş dönem, mevcut durum, değişim için politik girişimler ve yenilikçi kamusal hareketler ile gelecek perspektifi masaya yatırıldı.
Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı’nı takiben yine adı geçen 5 bölgeyi temsil eden Sivil Toplum Kuruluşları Yuvarlak Masa Toplantısı yapıldı. Toplantıda, “Son 15 yıl içerisinde geliştirilmiş olan politik girişimler yeterli midir ve ilerleme kaydetmekte midir? Hükümetler ve Sivil Toplum Kuurluşları arasında değişiklikler için yenilikçi hareketlerin gerçekleştirilmesi amacıyla ortaklıklar kurulmakta mıdır ve değişiklikler bu ortaklıklar tarafından desteklenmekte midir? 2000 yılında belirlenmiş olan BKH 3 ve amacı cinsiyet eşitliğinin ve kadının güçlendirilmesinin sağlanmasında yeterli midir?” soruları masaya yatırıldı.
Ülkelerden konuyla ilgili başarı öykülerinin paylaşılacağı bölümde ise, Türkiye’den iki sunuma yer verildi.
Zirvenin ikinci ve üçüncü günü yapılmış olan genel oturumlarda da, “Dengedeki Aileler: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi” konusuna ülkelerin, devletlerin, politikacıların, yargı sistemleri ve sivil toplumun nasıl yaklaştığı tartışıldı. Konuyla ilgili sunum, konuşma ve tartışmaların yer aldığı toplam 6 genel oturumun her birinde Türkiye’den bir temsilci yer aldı.
Genel oturumlarda mercek altına alınan diğer konu başlıkları ise şöyle:
*Kapasiteler alanının iyileştirilerek toplumsal cinsiyet eşitliği ve ailenin refahının sağlanması bağlamında; İlköğretime evrensel ulaşım, kızlar için ilköğretim imkânlarının evrensel ilköğretime ilişkin var olan taahhütlerin yerine getirilmesiyle eş zamanlı olarak desteklenmesi, cinsel ve üreme sağlığı ve haklarının sağlanması.
* Fırsatlar alanına erişim için aile odaklı sosyal ve ekonomik politikaların güçlendirilmesi bağlamında; kadınların zaman yüklerinin azaltılması amacıyla aile odaklı politikalar çerçevesinde altyapıya ve makul konutlara yatırım yapılması, mülkiyet ve miras haklarının sağlanması.
*’Makul iş’e erişim ve Toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleme yoluyla yoksulluğu azaltmak ve ailelerin yaşam standardını iyileştirmek bağlamında; istihdamda toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması.
*Mali kaynaklar gibi ekonomik varlıklara, sosyal korumaya ve sosyal güvenliğe erişimde eşit fırsatlar yaratarak aile yapılarını güçlendirmek konusu kapsamında; kadınların mali kaynaklara, sosyal korumaya ve sosyal güvenliğe erişimine dair ayrımcılıktan uzak politikaların uygulanmasıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılması ve kadının güçlendirilmesi.
*Kadınların bir insan hakkı olarak tüm düzeylerde politikaya ve yönetimlerin kalitesinin arttırılması için karar alma pozisyonlarına her düzeyde katılımının önemi.
*Aile içi şiddetle ve kadınlara yönelik şiddetle mücadelede trendler ve tehditler: Aile ve Toplumun gelişimi üzerine etkileri, Sonuçlar ve Tavsiyeler.
Dünya Aile Zirvesi +5’in, Türkiye'nin aile müessesesine gösterdiği geleneksel ısrarlı ilgisini ve dünya sorunlarına duyarlı tavrını ortaya koyan Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Türkiye olarak Dünya Aile Zirvesi'ne, İstanbul'da ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduğunu belirterek şunları söyledi:
“Aile, birey ve toplum için temel yapıtaşıdır, elzem bir kurumdur. Aileler, geleceğin sağlıklı inşasında, toplumsal kalkınmada kilit rol oynamaktadır. Ailenin sağlıklı olması ise ancak kadının güçlü, sağlıklı ve mutlu olması ile mümkündür. Kadının kaderinin değişmesi, toplumun da kaderinin değişmesidir. Kadınlarımızın her alanda etkin olması demokrasinin, barışın, hoşgörünün, sevginin egemen olması demektir. Toplumların gelişmişliği kadınların toplum hayatına aktif katılımıyla doğru orantılıdır. Hayatın her alanında sürdürülebilir kalkınmaya ulaşılabilmesi için, kadınların güçlendirilmesi ve özerkliği ile sosyal, ekonomik ve politik statüsünün geliştirilmesi şarttır. Bu çerçeveden hareketle, bütün toplumlarda kadınların toplumsal yaşamdaki konumlarının güçlendirilmesi amacını güden politikaların hayata geçirilmesi dünyamızın geleceği için son derece önem arz etmektedir. Bu bağlamda, refah ve barış içindeki bir dünyada, kadınlarımızın haklarının korunarak, sağlam aile ve güçlü bir toplumsal miras bırakmak üzere toplanan ‘Dünya Aile Zirvesi +5’e Türkiye olarak ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyuyoruz.”
Başbakan Erdoğan, Dünya Aile Zirvesi’nin Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleştirilen gala yemeğine katıldı. Yemekte konuşan Erdoğan, zirvenin, bütün dünya ülkelerinde toplumun, yapının çekirdeği olarak görülen aile kurumunun ve onun temelini oluşturan kadının konumunun güçlendirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi. Bugünün tarih açısından, kadınların demokratik haklarına kavuşması bakımından çok özel bir anlamı olduğunu belirten Erdoğan, ’’Bugün Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 75. yılını kutluyoruz. 75 yıl önce 4 Aralık 1934’te, dünyanın birçok ülkesinden önce kadınlarımızın bu haklarına kavuşması nedeniyle millet olarak bundan gurur duyuyoruz’’ diye konuştu. Kadınların seçme ve seçilme hakkına Fransa’da 1944’te, İtalya’da 1945’te, Yunanistan’da 1952’de ve İsviçre’de ancak 1972’de kavuşabildiklerine dikkati çeken Erdoğan, kadınların, aile yapısının temel taşı olduğunu, ailelerin de kültürel doku içinde çok özel ve ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu söyledi.
Kadınların İstiklal Savaşında da, Cumhuriyet’in kuruluşunda da, ülkenin çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarılma mücadelesinde de hep aktif olduklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: ’’Cumhuriyetimizin ilk yıllarında bile kadınlarımız siyasi ve medeni haklar bakımından ihmal edilmemiş, sosyal ve siyasal hayatın önemli bir parçası olarak görülmüştür. Türkiye’nin kuruluş mücadelesinde, Cumhuriyetin kuruluş aşamasında kadınlarımız can siperane şekilde her türlü fedakârlıkta bulunmuşlar ve bunu anlatan birçok tarihi olay vardır. Cumhuriyetten bu yana Türkiye’nin kalkınmasında, çağdaşlaşmasında, Türkiye’nin medeni dünyanın önemli bir temsilcisi haline gelmesinde çok önemli roller üstlenmişlerdir. Bugün hem Dünya Aile Zirvesi hem de bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle huzurlarınızda bütün dünya kadınlarına teşekkür ediyorum. Onların ezildiği bir dünya yaşanılır olmaktan çıkar, onların hiçe sayıldığı bir dünya güzelliklerden mahrum kalır. Onların dahil edilmediği, dışlandığı bir dünya şefkat ve merhamet duygularından yoksun kalır. Ucuz iş gücü olarak görüldüğü dünya adil bir dünya değildir. Kadının meta haline getirildiği bir dünya insani değildir. Onun için diyorum ki, kadınsız siyaset, kadınsız demokrasi, kadınsız yönetim sadece kadınlar için değil, bütün toplum için eksikliktir, hem de büyük bir adaletsizlik ve haksızlıktır.’’
63 ülkeden katılımla gerçekleşen, Dünya Aile Zirvesi'nin 5. yıl dönümünün kutlanması ve küresel düzeyde aile, kadın ve sosyal işlerden sorumlu tüm ülke bakanlarının davet edilmesi açısından da ayrı bir önem taşıyan zirvenin kapanışında konuşan Selma Aliye Kavaf, tüm toplumlarda yoksulluğu azaltmak ve ailelerin refahını artırmak için cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak ve kadını güçlendirmek gerektiğini söyledi.
“Dünya Aile Zirvesi + 5”, toplumsal cinsiyet ve kadının güçlendirilmesine ilişkin 21. yüzyılın gerçeğini yansıtan deklarasyonun sunumu ve 2009 yılı Dünya Aile Örgütü ödül töreni ile sona erdi. Zirvenin sonunda, ülkemizin tarihi ve kültürel zenginliğinin uluslararası alanda tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da, katılımcılar için bir kültür turu da düzenlendi.